Ana Sayfa
Güncel
Bilgi Bankası
Linkler
Download
Ziyaretçi Defteri
İmza Kampanyası
 
  Kullanıcı Girişi
 
  Şifre
 
 
 
 
 
Köseli Köyü
Derneğimiz
Sizin Köşeniz
Aktiviteler
Foto Galeri
Köy Telefon Rehberi
Site Hakkında-İletişim
   
 
 

 KÖYÜMÜZ YAKINLARINA ÇİMENTO FABRİKASI KURULMASINI İSTİYOR MUSUNUZ?
HAYIR(94%)
EVET(5%)


3064 kisi oyladi.
 

 
Yeniliklerden haberdar
olmak istiyorum.

Ad-Soyad:
E-mail:
 
 
 
 
Köyümüz, Şabanlı Mahallesi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin düzenlediği SUBAŞI ŞENLİKLERİ'nin üçüncüsü, bu yıl 04.09.2011 Pazar günü gerçekleştirilecek. Öncelikle uzun süredir köyümüze gelemeyen köylülerimizin Ramazan Bayramı tatilini fırsat bilip şen                    Köyümüz Şabanlı Mh. Derneği'nin 01 Ağustos 2010 Pazar günü gerçekleştireceği 2.Subaşı Şenliği, aynı gün çeşitli etkinliklerle çakıştığından dolayı, şenlik 08 Ağustos 2010 Pazar gününe ertelenmiştir.                    ÇED raporu iptal edildi                    ***TİRİT DAVETİ*** Köyümüz ŞABANLI MAHALLESİ YARDIMLAŞMA DERNEĞİ tarafından, 26.01.2010 Salı günü saat 19:00'da GAZİ BELEDİYESİ SOSYAL TESİSLERİ'nde Tirit Ziyafeti verilecektir                    ÇİMENTO FABRİKASI İÇİN DE YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI ÇIKTI...                    Davalarımızda haklıyız,BİR BİR KAZANIYORUZ...! 27.02.2008                    TAŞ OCAKLARI DAVAMIZLA İLGİLİ BİR GÜZEL HABER... 04.02.2008                    WEB SAYFAMIZA DESTEK OLUN                    BASIN AÇIKLAMASI İLE İLGİLİ HABERLER...                    Basın açıklaması ile ilgili görüntü ve bilgiler için tıklayınız.                    BU YAZIYI MUTLAKA OKUYUN...(TAŞ OCAKLARI)                    Köseli Köyü halkını isyan ettirdiler...                    Sayfamıza "üye" oldunuz mu?                    koselikoyu@hotmail.com adresinden de sizlere mail gönderiyoruz.Dikkate almanızı öneririz.                    KÖYÜMÜZDEKİ KATLİAMLA İLGİLİ İLK GÖRÜNTÜLER...                    KÖYÜMÜZDEKİ DOĞA KATLİAMINA "DUR" DİYELİM...TAŞ OCAKLARINA HAYIR!!!                    Mail Listemize kayıt olun...                   
<< Geri
ZİYARETÇİ DEFTERİ
Lütfen mesajlarınızın içeriğinde; küfür, siyasi ibareler, hakaret içeren kelimeler ve cümleler kullanmayınız. Bu tür mesajlar yayınlanmayacaktır.
 
 
E-mail :
Ad-Soyad :
Yaşadığı Yer :
Mesajınız :
   
 
   
 
 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
Mesaj:
Sayın mustafa baş h oğlu, ziyaretçi defterimize en son 11.09.2010 tarihinde yazdığınız mesaj harici başka mesajınız ulaşmamıştır. İSİMSİZ yazılan mesajlar onaylanmamaktadır, eğer İSİM yazmadıysanız mesajınız sistemimize girmemiş olabilir. Mesajınızı TEKRAR yazıp gönderebilirsiniz.


 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
samsun kavak köselli köyü
Mesaj:
sayın site yönetici bn buraya yazı yazmışdım acaba neden cıkmadı bi acıklamanız vardır sanırım

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
köseli köyü
Mesaj:




SABREDİN DOSTLAR
Azkaldı
bu oyun bitecek ırak kaldı son gülen iyi güler
bu işin kuralı böyle derler




 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
İLKADIM / SAMSUN
Mesaj:
Birleşelim bir olalım problemlerimizi belirleyip çözümlerini bulalım

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
İLKADIM / SAMSUN
Mesaj:
telefon rehberinde yer alan cep telefonu değişmiştir
yenisi 05066872638

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
Köseli köyü Kavak SAMSUN
Mesaj:
GAZETE KÖŞESİNDEN METİN EROL HOCANIN YAZISI! ...
AKRTARAN: kadir us
--------------------------------
Metin EROL
Köseliler tarım arazisi ve su kaynaklarına sahip çıkıyor (30.12.2011)
Köseli köyü Samsun’a 58 km, Kavak ilçesine 8 km uzaklıktadır..
Kuruluşu tam olarak bilinmemekle birlikte milattan önceki yıllara dayandığı Romalılar, Bizanslılar, Pontus ve Canikliler’in egemenliklerinde bulunulduğu bilinmektedir..
Köklü bir tarihleri olan Köseli köylülerinin birkaç yıldır başı dertte.. Köylerine kurulmak istenen çimento fabrikasının tarım arazisi, su kaynakları ve insan sağlığı bakımından zararlı olduğunu düşündükleri için istememektedirler...
Yıl 2008’dir..
Köseli köyü muhtarı Nadir Us, çevreye vereceği zararı düşünerek ÇED raporunun iptali için dava açar..
Samsun 2. İdare Mahkemesi de raporun bilimsel verilere uygun olarak hazırlanmadığına dair karar vererek, raporu iptal eder..
Mahkeme, karar gerekçesine yörenin iklim özellikleri ve hidrolojik unsurlarının yeterli ve doğru olarak değerlendirilmediğini de ekler...
Köseli köylüleri sadece hukuksal mücadele vermeyip, alanları da boş bırakmazlar..
Süreç içerisinde çeşitli eylem ve etkinlik düzenler, basın açıklamaları yaparlar..
Hatta fabrikayı isteyenlerle köylüler arasında gerginlik de yaşarlar..
Fabrikayı kurmak isteyenler Kavak’tan otobüslerle insan taşırlar Köseli’ye.. Bütün bunlar da Köseli’leri yıldıramaz..
Rivayet o ki “yılgınlık yok, direniş var” sloganı bile atarlar..
Belli ki, Hilmi Çuğu ve İsmet Kesici kanlarına girmiştir..
Mustafa Us’u da atlamayalım!..
Orhan Veli’nin dediği gibi “Hava bedava, su bedava” değil artık!..
Hopa’dan Sinop’a değin her yer talan ediliyor..
Derelerine sahip çıkan Hopalılar; termik santrale direnen Yaykıl’lılar; suyunun, havasının temiz kalmasını isteyen Köseli’lililer iyi ki varsınız.. Yoksa Kalaba’daki taş ocağının tozunu, Tatarmuslu’daki tavukçuluk tesislerinin kokusunu, Köytür’ün ırmağı kirletmesini nereden bilecektik...
Çevre Mühendisleri Odası’nın raporunda “1960'lardan bu yana nüfus artışı ve sanayileşme kentsel çevre sorunları doğurdu..
"Kent yönetiminde ve yerel yönetimler alanında, yerel ölçekteki kamu hizmetleri yürütülürken kamu yararı ihmal edilmekte, kentlerin imar, planlama, altyapı, ulaşım, çöp, su ve atık su gibi konulardaki sorunları çeşitlenmekte ve derinleşmekte" denmektedir..
Ne yazık ki, uyarıları dinleyen yok!..
Mahkeme kararlarını dahi delmeye çalışıyorlar..
Odalar, çevre örgütleri, duyarlı bireyler de olmasa...
Kaşifin Ali, Püşüğün Süleyman, Aynacı Kamil’in Nuri!..
Çevre Mühendisi değilseniz de bu hava, bu su, bu gökyüzü sizin..
Kapitalizm, Karadeniz’i çöplük yapmak istiyor..
Birlikte davranmazsanız, siz de nasibinizi alacaksınız..
Sahip çıkın köyünüze.
Düşün Koca Şuayip’in Nadir’in peşine, temiz kalsın Köseli…


METİN HOCAYA CEVAP:
SAYIN METİN HOCAM; KALEMİNE SAĞLIK. KÖYÜMÜZÜ NE DE GÜZEL ARAŞTIRIP ANLATMIŞSINIZ. . ASLINDA KÖYÜMÜZÜ DEĞİL VATANIMIZI ANLATTMIŞSINIZ. SİZİN KALEMİNİZ GİBİ KALEMLERE BU VATAN MİNNETTARDIR! ... BİZLER BU ZAMANA KADAR DİK DURMASINI BİLDİK, BUNDAN SONRADA BİLECEĞİZ! ... "GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLER" HAK GALEBE ÇALACAKLTIR. YETER Kİ ÂLİM KALEMLŞER SAĞ OLSUN.
İYİ BİLİNMALİDİR Kİ: HUKUKİ OLMAYAN UYGULAMALAR SOSYAL DEVLAT ANLAYIŞI İLE BAĞDAŞMADIĞI GİBİ HAKSIZ HER TÜRLÜ EYLEMLEMLERİ MİLETE YAŞATARAK ÖZGÜRLÜKTEN VE DEMOKRASİDEN SÖZ EDİLEMEZ! ...
TÜM OKUYUCULARIMIZIN YENİ YILI KUTLU OLSUN.
SAĞLICAKLA KALIN. 31.12.2011
KADİR US.

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
İzmir
Mesaj:
Çimento fabrikasını kurulamazki il özel idare heyetinin kararları bağlayıcı hükmü taşımazki bizde Birleşmiş Milletlerdeki haklarımızı kullanarak yaşam alanımızı sınırlayan bu kararı tanımayız

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
Gebze-Kocaeli
Mesaj:
AĞAÇ SEVGİSİ
Beşikten mezara
Muhtacız hep sana
Sen olmayınca dünya
Çöl oluyor baksana.

Soframsın kaşığımsın,
Defterimsin kalemim.
Meyvemi de verenimsin.
Seni nasıl sevmeyim?

Ey insan;
Uyan artık uyan!
Gidiyor elimizden
Yavaş yavaş yaşam

Yaşamak için,
Hava, su, toprak gerek.
Kaybetmeden yaşamı,
Sevelim ağacı büyütelim ormanı.
Ersin Kılıç- 7/A
Eşrefbey İlköğretim Okulu
Gebze /Kocaeli

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
Mesaj:
Köyümüz den Hamit Baş ile ilgili yazdığı şiirle duygularımıza tercüman olduğu için Nisa Başar YEĞNİMİZE TEŞEKKÜR EDERİM. okula giden köyümüz öğrencilerinden de buna benzer örnekler olmasını isterim.

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
köseli köyü
Mesaj:
BİZİM ADIMIZ
Altı yaşındaydı Ayşe
Soruyordu bizim evimiz nerede
Annesi söyleyemezdi
Yeni evimize gidiyoruz deyiverdi
Oysa asıl gerçek
Babasını zehirleyen zehir
Evlerini Alan adam
söylesenize kimdi
tüm bu pislikleri yapan kanunu sırt çantası diye takan
söylesene kimdi
annesinin ağzından sadece şu sözler çıkıverdi
KENDİ ZEHİRLERİNDE BOĞULACAKLAR
ben boğacağım onları
çünkü benim adım
çünkü bizim adımız
NİSA AYŞE KADİR,.....

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
Mesaj:
Köseli Köyü Şabanlı Mahallesi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin düzenlediği, gelenekselleşen 3.Tirit Daveti, 8 Ocak 2012 Pazar günü 18:00'de, Gazi Belediyesi Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilecektir. Tüm Köseli'liler ve tüm dostlar davetlidir.

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
köselli köyü
Mesaj:
BİR GÜN GELECEK

Benim dedemi ağlatıyorsunuz,
Gevrek gevrek fındığımızı yiyordunuz,
Yetmiş yaşındaki adamı ağlatıyorsunuz,
... Kendi tarlasına gitmeye korkutuyorsunuz,
Biricik dayımın gözlerini bozuyorsunuz,
Hamit dedemin fındıklarını kesiyorsunuz,
Bizim köyümüzden ne istiyorsunuz,
Neden?Neden?
Yetmiş yaşındaki adamın,
Tarlasına ocak kuruyorsunuz,
Mis kokulu köyümüzü,
Neden zehirliyorsunuz?
Söylesenize!
Bizi neden üzüyorsunuz?
Hamit dedemi neden ağlatıyorsunuz,
Şerife yengemin emeklerini neden boşa koyuyorsunuz,
Köylüyü eşek yerine koyup,
Birde üstüne çuval yığıyorsunuz!
Hamit dedemi neden hasta ediyorsunuz?
Dayımın gözlerini neden bozuyorsunuz?
Kanunu çiğneyip
Sırt çantası yapıyorsunuz!
Köyümüzden ne istiyorsunuz.
Köylüyü niçin üzüyorsunuz.
Bir gün gelecek;
Bizde sizi üzeceğiz.
Bir gün gelecek;
Bizde sizi hasta edeceğiz.
Bir gün gelecek;
Bizde sizin tarlanıza ocak dikeceğiz.
O günü ne yazık ki dedelerimiz göremeyecek.
Çünkü;Sizin zehiriniz dedelerimizide zehirleyecek.
Sizlerde bu zehirde boğulacaklarsınız!!!!!!!!!!!
NiSA BAŞAR

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
Köseli köyü Kavak SAMSUN
Mesaj:
ADALET BU MU? …
Samsun İlimiz Kavak İlçesi Köseli köyümüze kurulması tasarımlanan KAV-ÇİM çimento fabrikası ile ilgili 2007 yılından bu güne kadar Anayasa, Yasa, Yönetmelikler ihlal edilerek çevre ve insan sağlığı dikkate alınmaksızın devlet kurumları; Üst Yapı İnşaat ve Madencilik Ltd. Ştd.’nin taşra teşkilatı gibi lehine çalıştı ve halen çalışmaya devam ediyor.
Şöyle ki:
1- Bunlarının başında 5302 sayılı kanun 6.maddesi b fıkrası son bendine göre yetkisiz bir kurum olan Samsun İl Özel İdaresi; düzenlediği hukuk dışı 12 (oniki) adet sanayi alanı imar kararı ile bilinmektedir.
2- Yine Belediye Kanunları gereği yetkisi olmayan Kavak Belediye Başkanlığı; işbu 12 karara dayanak olarak mücavir alanı dışında gizlice yaptığı sanayi alanı işmar uygulaması kadastro çalışması sonucu yeni tapuları tescil ettirdi. Bu çalışmanın ilgili yargı süreçleri devam ederken ve iki tane yürütme durdurma kararı var iken gerçekleşmesi: hukuksuzluğun haksızlığın diğer boyutu olup buda yetmiyor gibi; birde şirket lehine izinsiz yürüyüş ve mitingler yapmıştır. Akşam yatarken tarlanız eviniz sizin; sabah kalkıyorsunuz sahibi başkası. Bu nasıl adalet? …
3- Tarım İl, DSİ 7. Bölge, Müdürlüğü düzenlediği birbiri ile çelişen raporları, belgeleri ve kurumlar arası yazışmaları,
4- Kadastro, Tapu Sicil Müdürlüğünün gizli olarak yaptığı sanayi alanı kadastro çalışmaları, yeni tescil eden tapu senetleri ve bunların dayanağı olan bilgilerin tarafımıza verilmemesi, kanun dışı uygulaması ve
5- Kavak Nüfus Müdürlüğünün hak sahiplerinin nüfus aile kayıt bilgilerini karşı tarafın avukatına ilgili yasayı ve Danıştay kararını ihlal ederek nasıl verildiği ve gerekçesi bilinmiyor! …
6- Tüm bunlar da yetmiyor Kavak mülki idare amirliği: 9 adet idari yargı devam ederken ve iki tane yürütme durdurma kararı var iken 23.11.2011 tarih ve 881 sayılı yazı ile Üst Yapı İnşaat ve Madencilik Ltd. Ştd.’nin söz konusu 151 ada 1 parselde ki alanda inşaat çalışma yapacağını ve eski hak sahiplerinin kıyılarını ve içerisindeki ağaçları temizlemeleri konusunda ilan emri çıkarması hukuksuzluğun diğer boyutudur.
7- Devlet tarafından korunması gereken su kayakları havzası nasıl oluyor da; inkâr edilip yasa ve yönetmelikler ihlal edilerek ilgili şirkete veriliyor? ...
8- Üst Yapı İnşaat ve Madencilik Ltd. Ştd.’nin Samsun 2.İdare Mahkemenin iki tane yürütme durdurma kararı var iken Ruhsatsız ve gerekli izinler 20 Ekim 2011 de iş makineleri ile çalışmaya başlaması ve benzer durumların vatanımızın her tarafında olmasının anlamı nedir? …
Atamızın dediği gibi “Adalet mülkün temelidir.” Anayasa, Yasa ve Yönetmelikler uygulanmıyor ve çevre insan sağlığı düşünülmüyorsa haktan, adaletten söz edilebilir mi? Uygulanmayan adalet de mülkün temeli olabilir mi? ...
Devlet kurumlarının Üst Yapı İnşaat ve Madencilik Ltd. Ştd.’nin taşra teşkilatı gibi çalışması milletin iradesine saygısızlık ve devletin iradesine saygısızlık değil midir?
Hakkımızı aramak suç mu? …
Yapılan bu uygulamalar Atatürk ilke ve inkılâpları ile örtüşüyor mu? …
Bu uygulamalar Atamızın geçliğe hitabındaki emirlere uyulmadığının ifadesi değimlidir? …
Eğer; bu haksızlıklara “dur” demek, hakkımızı aramak, mili marşımıza sahip çıkmak suç ise biz vatan hainiyiz! … Böyle bir sosyal hukuk devleti anlayışı olur mu? …
Artık yeter! … Yeter! … Yeter! ...
Bu günden tezi yok; halkımızı Cumhuriyetimize sahip çıkmaya çağırıyorum.
06.12.2011

Kadir Us

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
SAMSUN
Mesaj:
08.01.2012.PAZAR GÜNÜ,AKŞAM SAAT 18.00.DA ESKİ ADIYLA GAZİ SOSYAL TESİSLERİ BÜYÜK SALONDA KÖSELİ KÖYÜ ŞABANLI MAHALLESİ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİMİZİN GELENEKSEL OLARAK DÜZENLEMİŞ OLDUĞU 3. TİRİT DAVETİ YAPILACAKTIR.ŞEHİR DIŞINDA VE YURT DIŞINDA BULUNAN KARDEŞLERİMİZİN PUROĞRAMLARINI BU TARİHE GÖRE AYARLAMALARINI RİCA EDİYORUM.TİRİT DAVETİMİZE,BAŞTA DERNEK ÜYELERİMİZ VE KÖYLÜLERİMİZ OLMAK ÜZERE,CİVAR KÖYLERİMİZVE DERNEK YÖNETİMLERİ ,ARKADAŞLARIMIZ,TÜM AHBAP DOSTLARIMIZ AİLELERİ İLE BİRLİKTE DAVETLİDİR. DERNEĞİMİZ YÖNETİM KURULU ADINA Arif KILIÇ.

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
SAMSUN
Mesaj:
Geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle hastanede yatan kerdeşim Ali Çuğu için, geçmiş olsun dileklerini iletmek üzere arayan uzaktan yakından tüm dostlarımıza, kardeşim ve kendi adıma teşekkürlerimi sunarım.

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
köseli köyü kavak
Mesaj:
Çimento Fabrikalarının İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Uzmanlar, çimento fabrikalarının, ocaktan hammadde elde edilmesinden, mamul çimentonun üretilmesine kadar her aşamada çevreye toz yaydığını ifade ederek, tozun da insanlar tarafından direk solunum yoluyla alınması nedeniyle özellikle akciğer hastalıklarını arttırdığını belirtiyor.

Aslında yasalara göre “1. sınıf gayri sıhhi müessese” kapsamına giren çimento fabrikalarının, insanların hatta tarlaların bulunmadığı yerlere kurulması gerekiyor.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ali Osman Karababa:Toz akciğer ile ilgili hastalıkların görülme sıklığını artırıyor. Bu sorunlara bağlı olarak ölüm hızlarında artış da beraberinde geliyor.Toz, kronik hastalıkların -ki bunlar içinde astım, bronşit ve her ikisinin bir arada bulunduğu KOAH dediğimiz kronik akciğer hastalığı da var- hem oluşumuna destek veriyor hem de bu tür sağlık sorunu olan insanların solunum yetmezliği krizlerine girmesine neden oluyor.

Bu tür alanlarda yaşayan insanlarda solunum yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığı da diğer yerlerden daha fazla. Karşılaştırdığımızda istatistik açıdan önemli bir fark doğuruyor. Bunların dışında birçok ağır metal iyonları da diğer bölgelere göre daha yoğun görülüyor bu tür fabrikaların çevresinde. Ağır metal iyonlarının yol açacağı sağlık sorunları da, solunum yolu enfeksiyonlarını veya kronik solunum yolu hastalıklarını etkiliyor.

Çimento fabrikalarında bir ana ısı kaynağı, yani enerji kaynağı var. Bu enerji kaynağını fosil yakıtlar oluşturuyor. Bazı fabrikalarda bu fosil yakıtlara ek olarak alternatif bir takım yakıtlar da kullanılıyor. Çöpten elde edilen yakıtlar, araba lastiği, yanabilecek endüstriyel atıklar da kullanılıyor. Eğer böyle bir şey olursa fabrika bacasından toz dışında başta dioksin olmak üzere birçok zehirli kimyasal da havaya veriliyor. Çok karmaşık bir zararlılık söz konusu. Aslında bir çimento fabrikası yöre için inanılmaz bir kirlilik faktörü. Çimento fabrikaları da sera etkisine katkıda bulunan tehlikeli fabrikalardan.




 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
köseli köyü kavak
Mesaj:
Nüfus artışı tehdidi
Rapora göre Türkiye kısa vadede küresel ısınmadan değil, nüfus artışından dolayı sıkıntı yaşayacak. 2030 yılında Türkiye’deki nüfusun 100 milyona ulaşmasına bağlı olarak kullanabilir su miktarında da ciddi azalma olacak. 2030 yılında halen 1753 metreküp olan kişi başı yıllık kullanabilir su miktarı, bu tarihte 1000 metreküpe kadar gerileyecek. Raporda, Türkiye’deki suyun kullanım alanlarının, dünya genelinden farklılıklar gösterdiğine de dikkat çekiliyor. Buna göre dünyadaki kullanabilir su kaynaklarının yüzde 70′i tarım sektöründe, yüzde 22’si sanayi sektöründe, yüzde 8′i ise içme ve kullanım amaçlı olarak kullanılırken Türkiye’de toplam tatlı ve temiz suların yaklaşık yüzde 74′ü tarım sektöründe, yüzde 11′i sanayi sektöründe, yüzde 15′i ise içme ve kullanma amaçlı olarak tüketiliyor.
Rapor, Türkiye’deki su kaynaklarının çok büyük bir bölümünün kullanılamadığını da ortaya koydu. Buna göre Türkiye’de çeşitli amaçlara yönelik teknik ve ekonomik anlamda tüketilebilir su miktarı toplam 112 kilometreküp düzeyinde bulunuyor. Bu suyun yüzde 36’sı çeşitli amaçlara yönelik olarak kullanıma sunulurken geriye kalan yüzde 64′ü ise halen kullanılamıyor. Kullanılan suyun büyük bir bölümü de sulama faaliyetlerine gidiyor. Halen gelişmiş ülkelerde yüzde 40, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 50, az gelişmiş ülkelerde de yüzde 85 düzeyinde olan toplam su kullanımı içindeki sulama suyu tüketimi payı Türkiye’de ise yüzde 74 düzeyinde bulunuyor. Bu oranın, sulama projelerinin tamamlanmasıyla daha da artması ö

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/242451-dogal-kaynaklarimizi-daha-verimli-nasil-kullaniriz.html#ixzz1eWi87phO

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
köseli köyü kavak
Mesaj:
Suyun verimli kullanımı

Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye (WWF-Türkiye) verilerinden derlediği bilgiye göre, bugün güncel bir sorun olarak susuzluğu yaşayan Türkiye'nin, su kaynaklarını verimli kullanmadığı takdirde 2050 yılından sonra çok ciddi su krizi ile karışı karşıya kalması öngörülüyor.

Genel kanının aksine bir 'su zengini ülke' olmayan Türkiye, bugün için yıllık 7 bin 600 metreküp olan dünya kişi başına kullanılabilir su miktarına karşılık, kişi başına sadece bin 430 metreküp suya sahip bulunuyor. Bu miktarın, Devlet Su İşleri'nin 2030 yılında kaynakların yüzde 100 verimle kullanılacağını öngörmesine karşın, bu tarihte 80 milyona ulaşacak nüfus dikkate alındığında bin 100 metreküpe düşeceği hesaplanıyor.

Kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarının bu seviyeye gerilemesi ile birlikte dünya standartlarına göre 'su sıkıntısı çeken bir ülke' durumuna gelecek olan Türkiye'nin, bu veriler ışığında, 2050-2100 yılları arasında ciddi su krizi yaşaması ise kaçınılmaz görünüyor.

Bu tehdidin en aza indirilebilmesi için su kaynaklarının verimli şekilde kullanılmasının bir gereklilik olduğunu savunan WWF-Türkiye, bunun için barajların planlanmasından su kaynaklarının yönetimine kadar bir dizi öneride bulunuyor.

Hazırladığı 'Baraj Gerçeği Rehberi' ile baraj yatırımlarının, doğru risk, fayda ve maliyet analizleri ile gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten WWF-Türkiye, hem enerji ve su kaynaklarında sürdürülebilir kullanımın hem de nehirlerin korunması için yatırımların özellikle Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinde bu rehber dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirtiyor.

WWW-Türkiye, Yeni baraj ve sulama projelerinin, AB Su Çerçeve Direktifi'nin gerekleri de göz önünde bulundurularak, ilgi gruplarının da katılımıyla oluşturulacak tüm su kaynakları için havza bazında entegre yönetimi ile oluşturulması gerektiğine işaret edİYOR.

-SULAK ALANLARIN DURUMU-

WWF-Türkiye'nin verilerine göre, Türkiye'deki sulak alanların durumu, bu alanların yönetiminden kaynaklanan sorunlar nedeniyle hiç de 'iç açıcı değil.'

Akarsular üzerinde doğru planlama olmaksızın yapılan barajlar nedeniyle doğal su rejimi bozulan sulak alanlar, kirlenme, sürdürülebilir olmayan balıkçılık ve avcılık, yabancı türlerin aşılanması gibi nedenlerle geçen yüzyılın ikinci yarısında bir kısmı tamamen kaybedilen doğal yaşam alanları olarak öne çıkıyor.

Buna göre, Hatay'daki Amik Gölü, Burdur'daki Kestel Gölü, Kahramanmaraş'taki Gavur Gölü, Konya'daki Suğla ve Samsam gölleri, DSİ tarafından bu bölgelerin tarıma açılması için yürütülen drenaj çalışmalarıyla kurutularak özelliklerini tümüyle kaybederken, Konya Akşehir Gölü ise kendisini besleyen su kaynaklarının aşırı kullanımı sonucu 350 kilometrekare alandan 15 yıl içinde 30 kilometrekareye geriledi.

Türkiye'deki en önemli sulak alanlardan olan Tuz Gölü de benzer şekilde önemli ölçüde küçülmenin yaşandığı alan olarak öne çıkıyor. 1997'de 260 bin hektar alanı kaplayan Tuz Gölü, 7 yılda 100 bin hektar azalarak 160 bin hektara gerilerken Konya ilinin kanalizasyonu ve tarımdan dönen sular arıtılmadan Tuz Gölü'ne verilmesi de göle yönelik büyük tehdit oluşturuyor.

Konya'daki Hotamış Sazlığı, tahliye ve sulama kanallarıyla su rejimine yapılan müdahaleler sonucu büyük ölçüde kururken, Aksaray sınırındaki Eşmekaya Sazlığı ise DSİ tarafından 1995'te başlanan ancak tamamlanamayan sazlığı baraj gölüne çevirme çalışmaları sonucu büyük ölçüde zarar görerek tamamen kurudu.

-SU KAYNAKLARININ YÖNETİMİ-
WWF-Türkiye, sulak alanlarda yaşanan sorunların su kaynaklarının yönetiminden kaynaklandığını savunarak, su kaynaklarının etkin yönetimini öneriyor.


Su kaynaklarının yönetimi, planlanması ve izlenmesiyle ilgili çalışan fazla sayıda kurumun olmasının uygulamada bazı sorunlara yol açtığını görüşünü savunan WWF-Türkiye, Türkiye'deki mevcut sisteme göre, su kaynaklarının izlenmesinden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü sorumlu iken, su kaynaklarının kirlilikten korunması, ilgili izin ve denetlemelerden ise Çevre ve Orman Bakanlığı'nın sorumlu olduğuna işaret ediyor.


Bunun sonucunda su kaynaklarının yönetiminde kurumlararası koordinasyon ve işbirliği eksikliği, entegre su yönetimi için yetersiz planlama yapısı, yönetmeliklerin uyumsuzluğu ve yetki çakışması gibi önemli sorunların yaşandığını ileri süren WWF-Türkiye, su kaynaklarının korunmasında ayrıca yasal zorunlulukların yaptırım kapasitesi ve yeteneği ile dengeli olmaması, maddi yetersizlikler, yönetimde katılımcı yaklaşım eksikliği ile veri üretimi ve etkin izlemede yetersizlikler yaşandığını belirtiyor

Kişi başına düşen su yarı yarıya azalacak verimli kullanım şart



Yeni hükümetin öncelikli konusu olan ‘su’ geçen hafta masaya yatırıldı. Yeni kurulacak olan Su ve Çevre Bakanlığı’na sunulacak rapora göre Türkiye su kaynaklarının yüzde 64’ünü kullanamıyor.
Türkiye’de su kaynaklarını küresel ısınma değil, “nüfus artışı ve etkin kullanımsızlık” tehdit ediyor. Ekonomi bürokrasisi tarafından hazırlanan su raporuna göre Türkiye’de kişi başına düşen su miktarı 2030 yılında nüfus artışına bağlı olarak 1735 metreküpten 1000 metreküpe düşecek. Türkiye’deki su kaynakları da verimli kullanılmıyor, halen Türkiye’deki tüketilebilir suyun yüzde 64′ü boşa gidiyor. Su yönetiminin tek bir elde toplanması gerektiğine vurgu yapılan raporda, su mevzuatının dağınık olmasının da engellenmesi istendi.
60. hükümetin öncelikli konusu olan su için ekonomi bürokrasisi harekete geçti. Edinilen bilgilere göre geçen hafta yaşanan kuraklık ve bunun su kaynaklarına etkileri ilgili tüm kurum müsteşarlarının katılımıyla yapılan zirvede değerlendirildi. Toplantıda, 2007 yılında “küresel ısınma kaynaklı” olmayan bir kuraklık yaşandığı sonucuna varıldı, su konusunda alınabilecek önlemleri belirlemesi için Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı başkanlığında bir komisyon kurulması da benimsendi. Toplantıda yapılan tespit ve önerilerin bir rapor halinde, ilgili birimlere ve hükümet üyelerine de aktarılacak. Toplantı sonrasında hazırlıkları son aşamaya getirilen su raporunda ise çarpıcı tespitler yer alıyor. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 1735 metreküp olduğu kaydedilen rapora göre “kişi başı kullanabilir su miktarı 1000-2000 metreküp” arasında bulunan ülkeler “su sıkıntısı yaşayan ülkeler” olarak tanımlanıyor

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/242451-dogal-kaynaklarimizi-daha-verimli-nasil-kullaniriz.html#ixzz1eWhiIl9c

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
Kadir Us
Mesaj:
(Bir Gazete de yayınk-lanan: "Kavak'ın Umudu Bu fabrika" başlıklı 10.11.2011 tarihli habere yorum) ÇİMENTO FABRİKASI HAYALİ
Sayın Bakanımız Suat Kılıç’ın sanırım: kurulması düşünülen, idari yargısı süreci devam eden KAV-ÇİM Kavak Çimento fabrikası ÇED raporu ve dava konusu olan ÇED raporuna dayanak olarak düzenlenmiş ve idari yargıları devam eden Samsun İl Özel İdaresinin 11 karardan ve yeni düzenlenen 12. karardan haberi yok! Yine bu bağlamda Samsun İdare Mahkemesinde ve Danıştay üst mahkemesinde yargı süreci devam eden davalardan da haberi yok.
Sayın Bakanımın Dava konusu olan ÇED raporu ve Dayanağı olarak düzenlenen Samsun İl Özel İdaresi karalarını incelediğinde: Anayasa ihlal edildiğini yasa, mevzuatlara uyulmadığı; çevre ve insan sağlığı dikkate alınmadığını görecektir ve kesinlikle kurulamayacağını anlayacaktır.
Çimento fabrikası malzeme alanı olarak tasarlanmış olan ORMAN : “SU KAYNAKLARI HAVZASIDIR ve Su Kaynaklarının Korunması Yönetmeliği 2. maddesi ve 2011 yılında değişen Maden Kanunun değişik hükmüne göre BU ALAN DEVLET TARAFINDAN KESİNLİKLE koruma altına alınmalıdır. Fabrikanın kurulacağı alan da sulu tarım arazisidir ve 1980 yılında devlet tarafından yapılmış sulama kanaları mevcuttur.
Biz Samsun Kavak Köseli köylüleri olarak: “BİZ ÇİMENTO FABRİKASINA DEĞİL YERİNE KARŞIYIZ.”
Sayın bakanımız milletin iradesini temsil ediyor. Konu ile ilgili durumu inceleyip milletimizi HAYALLER ile yaşatmamasını ve bir an evvel hukuki mevzuat ile ilgili gerçekleri açıklamasını arz ederim. 19.11.2011
Kadir Us
Köseli Köyü Kavak- SAMSUN

 
Tarih:
Ad Soyad:
Yaşadığı Yer :
Köseli Köyü
Mesaj:
SAMSU İ L ÖZEL İDARESİ KARARINA İTİRAZ
Samsun ilimiz Kavak ilçesi Köseli ve Bekdemir köyleri arasına kurulacak ve malzeme ocağı Köseli Köyümüz Marsullu Mahallemize ve Mahallemizde bulunan su kaynağına 80 m. yakınlıkta olan; kurulması tasarımlanan KAV-ÇİM kavak çimento fabrikası lehine Samsun İl Özel İdaresin 04.11.2011 GÜN 175 sayılı kararı düzenlemesi ile hukuki hiçbir dayanağı olmayan 12. Karar gerçekleşmiştir.
04.11.2011 GÜN 175 Tarih ve sayılı karar ile Köseli ile Bekdemir köyleri arasında ve tarım alanları yolu olarak da kullanılan 050 bağlantı yolu kapatılması amaçlamamıştır.
Bir avukat tarafından düzenlenen senetle yazılı şartlara göre Bekdemir köylülerinin yerleri satın alınmıştı ve bu SAHTE SENETTE de: “Bekdemir ile Köseli köyü arasında ki bağlantı yolunun kapatılmayacağı” yazılıdır. Bu yolun katılması ile Bekdemir köylüleri tarlalarına ve köseliye gelebilmeleri için 15 km. yol kat edeceklerdir. Aynı şeyler köseli halkı içinde geçerlidir.
Bu karara dayanak olarak yerleşim yerleri imar uygulaması yapılıp yol kısa süre içerisinde kapatılması amaçlanmıştır.
5302 Sayılı Yasa gereği “yetkisizlik kararı” olan bir kurum tarafından Hukuki dayanağı olmayarak Üst Yapı İnşaat ve Madencilik Ltd. Şti yararına düzenlenip köylüleri mağdur edecek işbu karara Köseli köyü Tüzelkişiliği 18.11.2011 tarih ve 60 sayılı dilekçesi ile Samsun Valilik Makamına (kurumuna) İTRAZ etmiştir.
İtirazımız neticesinde düzeltme kararı alınarak geri adım atılmaması halinde kesinlikle dava konu yapılacağı gibi devam etmekte olan davalar var iken burada fiili çalışma yapılması hukuki ve etik değildir. Kesinlikle uygulamaz! 19.11.2011
Kadir Us

Sayfalar :   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10    ileri >>  | son sayfa > 
Site Kullanım Koşulları
 
Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ Köseli Köyü (KAVAK/SAMSUN) Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ www.koselikoyu.com Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ © 2007 www.koselikoyu.com